Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Bu haberle ilgili iki soru kafamızı kurcalıyor.
Soru 1: İsrail’le ilişkilerimiz bu kadar gerginken 9 vatandaşımızın katili İsrail’in casus uçağı neden düşürülmedi?
Soru 2: Bu olaydan 20 Eylülden beri haberdar olduğunu düşündüğümüz söz konusu gazete neden bu olayın haberini bu günlerde manşet yapma gereği duydu?
Birinci sorunun cevabı zaten sürekli ifade ettiğimiz gibi Türkiye ile İsrail arasında var olduğu sanılan gerginliğin aslında sözde bir gerginlik olduğudur. Gerçekten bir gerginlik yaşayan hiçbir ülke üzerinde casus uçağın uçmasına izin vermez. Seyirci kalmaz ve hemen düşürür. Düşürünce de kimse size hesap soramaz.
İkinci sorunun cevabına gelince, işbu haberi gündeme atan gazete Washington’la ve Pensilvanya ile yakın ilişkisi olan bir gazete…
Türkiye’nin ABD ve Avrupa’nın hararetle beklediği ve Rusya’nın enerji konusundaki tekelini kıracak olan Nabucco Projesi’nin en büyük rakibi olan ve Rus gazını Karadeniz’den Avrupa’ya ulaştıracak Güney Akım Projesi’ne onay vermesinden çok kısa süre sonra hükümetin eleştiri yağmuruna tutulmasını sağlayacak bu olayın haberinin yapılması bence bir tesadüf değil.
ABD ve avanesi böyle haberleri servis ederek Türkiye’ye ve dolayısıyla da iş başında olduğu dönemde belki de numune sayılabilecek doğru bir karara imza atan hükümeti topa tutmaktalar.
Bütün bu gelişmeler hükümetin yıllardır uydusu gibi iş gördüğü batılı ülkelerin etkisinden kurtulmaya çalıştığının işareti mi acaba?
İnşallah öyledir…
İran herhangi bir ülke değil!
Basra Körfezi’nde tatbikat yapan İran, silah konusunda yabana atılamayacak bir ülke olduğunu gösterdi.
Bu tatbikatta İran, Kadir ve Nur adlı uzun menzilli iki füze denemesi yaptı ve bu denemelerde başarıyla hedeflerin vurulduğu açıklandı.
İran Deniz Kuvvetleri Komutan Yardımcısı Tuğamiral Mahmud Musevi, tatbikat hususundaki açıklamasında karadan denize atılan uzun menzilli Kadir füzesinin Basra Körfezi’nde belirlenen hedefleri başarıyla yok ettiğini söyledi.
Bu tatbikatla birlikte İran, herhangi bir saldırı anında Basra Körfezi’ni petrol trafiğine kapatacağı tehdidinin kurusıkı olmadığını ortaya koymuş oldu.
İran yine geçtiğimiz günlerde radara yakalanmayan bir füze daha başarıyla denemişti.
ABD, her ne kadar İran’ın Körfez’i petrol sevkıyatına kapatacağını açıklasa da bunu nasıl yapacağı merak konusu. Çünkü İran’ın elindeki füzeler Körfez’in her tarafını vurabilecek güçte. Üstelik radarların tespit edemediği füze sistemlerine de sahip İran.
Dolayısıyla İran’a olası bir ABD–İsrail saldırısında Basra Körfezi’nin bugünkü kadar rahat olmayacağı muhakkak.
Petrol sevkıyatı tamamen kesilmese de sekteye uğrayacağı da kesin.
Böyle bir durumda güvenlik endişesi bile petrol fiyatlarına rekor kırdıracaktır. Hele de Körfez tamamen kapanırsa dünya büyük bir petrol krizine girecektir. İran çok iyi düşünülmüş, aldığı övgüleri hak eden diplomasisiyle her zaman olduğu gibi yine başta ABD olmak üzere tüm batılı ülkeleri kara kara düşündürüyor.
Orhan Dede